"Tatlı" kategorisine yazılan yazılar.

yazan Özlem Pehlivan

Gönlümde oldum olası apayrı yeri olan tarçın, en favori baharatlardan şu sıralar. Sütlü tatlı, aşure, zeytinyağlı dolma, havuçlu kek, iç pilav, elmalı turta, salep en yakıştığı lezzetler olsa da, son zamanlarda kullanım amacı farklı yönlere kaydı.

Zayıflama için önereni de var, zindelik, sağlık için de. Efendim, bu tarif zayıflamanıza katkıda bulunmaz, zindelik konusunda yardımcı olup olamayacağı da muamma. Amaaa “bir lezzet olsun ki; dilim damağım lezzet şöleni yapsın, kahvemin her yudumuna eşlik ederken, ağzımın içinde erisin dağılsın, mutlu etsin, sebepsiz bi gülümseme yerleştirsin suratıma, enerjim tavan yapsın da zayıflamaymış, rejimmiş olmayıversin bugüncük” derseniz, işte aradığınız lezzet tam olarak bu, bana güvenin. 😉 🙂

Tamamını Oku

15 Aralık 2014
2.513 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Adının, Türkiye’ye 15 yaşındayken gelen, babasının ölümünden sonra pastacı çırağı olan Arnavutluk doğumlu Luca Zgonidis adlı bir pastacı tarafından yapılan,

“1940’ların parasıyla 45 bin lira hava parası vererek İnci Pastanesi’nin bulunduğu mekanı tuttuk. İlk günler çok zorluk çektik. Kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu. Anlayacağınız profiterolün kendi de, adı da uydurmaca.”

 

şeklindeki açıklamalarıyla “uydurulmuş” olduğunu yazan da var,

o tarihlerden 5 yıl önce 1935 baskısı bir Fransız sözlüğünde (Académie Française) “Hamur topu içine taze krema, krem şanti veya dondurma koyulan ve üzerine erimiş çikolata dökülerek servis yapılan tatlı.”

açıklamasıyla yer almayı başardığını yazan da. 

Bizim evdeki adı ise: Hötöröf 😀

Bu caanım lezzetin sevmeyeni var mıdır, bilemem ama layıkıyla yapıp, yediren yeri bulmak meziyet, işte onu çok iyi biliyorum. Aslında iyi ki bulamıyoruz sevdiğimiz bazı tatları da, evde kendi kendimize üretme işine geri dönüyoruz, annelerimizin zamanına yani. Bu tarif de diğerlerinde olduğu gibi “ben bunu yaparım ki!” den yola çıktı, birkaç deneme-yanılmayla sabitlendi, görücüye çıkmaya hazır hale geldi. 🙂

Adını bilemem ama şimdi paylaşacağım tadından, adım kadar eminim 😉 😀

 

Malzemeler:

Hamur İçin:

2,5 yemek kaşığı tereyağ (40 gr.)

1 su bardağından biraz eksik su (230 ml.)

3/4 su bardağından biraz fazla un (115 gr.)

3 yumurta (oda sıcaklığında)

 

İç Kreması İçin:

2 su bardağı süt

3 yumurta

5 yemek kaşığı şeker

1 paket vanilya

1-2 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi (isteğe bağlı)

4 yemek kaşığı un

 

Çikolatalı Sos İçin:

2,5 su bardağı süt

1 su bardağı toz şeker

2 yumurta sarısı

1 tatlı kaşığı vanilya

4 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı buğday nişastası

 

Hazırlanışı:

Tereyağı ve suyu tencereye alın. Tereyağ eriyene dek karıştırarak suyu kaynatın. Kaynadıktan hemen sonra ocağınızı kısık ateşe ayarlayın, unu azar azar ve sürekli karıştırarak ekleyin.

Unun topaklanmaması için, hamur suyunu çekene ve iyice toplanana kadar tahta bir kaşıkla sürekli karıştırın. Hamur kendini tencereden kurtaracak kadar toparlandığında ocaktan alın.

Geniş bir kaba koyun, kabuk bağlamaması için tahta kaşıkla arada bir karıştırıp yayarak soğutun. Tamamen soğuduğundan emin olduğunuzda yumurtaları tek tek ekleyerek çırpın. İyice birbirine karışıp yumuşayan hamuru, krema sıkma torbasına alın. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine, aralarında boşluklar bırakarak, ceviz büyüklüğünde toplar halinde sıkın.

Önceden ısıtılmış 190 derece fırında, 30-35 dakika kadar pişirin. Fırın kapağı kapalı olarak soğumaya bırakın.

İç krema malzemelerini bir tencereye koyun, orta ateşte koyulaşıp muhallebi kıvamına gelene dek pişirin, ocaktan alın. Kabuk bağlamaması için ara ara karıştırarak soğutun.

Soğuyan hamur toplarının ortalarını açın, bir tatlı kaşığı yardımıyla iç kremasını doldurun, servis tabağına alın.

pro1

Çikolatalı sos malzemelerinin de tamamını bir tencereye alın ve tıpkı iç kremasında olduğu gibi, koyulaşana dek pişirip ocaktan alın. İçleri kremayla doldurulmuş hamur toplarının üzerine gezdirin.

pro2

Ve tataaaaa, mutlu son 😀

pro4

26 Eylül 2014
1.977 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Jöle sevenler için son derece pratik, lezzetli ve hafif bir tatlı jöleli muzlu pasta. Şekli, lezzeti, iç malzemesi tam da ağızlarına layık olduğundan en çok da minik gurmelerin gözdesi. Mıncıklanmaya, parmak parmak yenmeye son derece uygun olması da cabası tabii 🙂

* Jöle sevmeyenlere de üstten jölesini sıyırıp veriverin, gıkları bile çıkmadan yiyecekleri tecrübeyle sabittir 😉

 

Malzemeler:

1 paket muzlu jöle (100 gr.)

4-5 muz

1 paket muzlu puding (125 gr.)

1 litre süt

1 paket kedi dili (150-200 gr.)

 

 

Hazırlanışı:

Muzlu jöleyi 2,5 su bardağı kaynamış suda karıştırarak eritin. Kelepçeli kek kalıbınız varsa işiniz çok kolay, yoksa hiç sorun değil, herhangi bir kalıbın tabanına streç film serin ve erittiğiniz jöleyi içine boşaltın.

5-10 dakika kadar soğumasını bekleyin. Halkalar halinde doğradığınız muzları aralarında boşluk kalmayacak şekilde jölenin üzerine yerleştirin. En az 1 saat buzdolabında bekleterek, jölenin donmasını sağlayın.

Pudingi 3,5 bardak sütle yeterli kıvama gelene dek pişirin.

Muzlu jölenin üzerine, muzların üstünü tamamen kapatacak şekilde pudingin yarısına yakınını yayın.

Kedi dili bisküvileri sütle ıslatarak pudingin üzerine hiç boşluk kalmayacak şekilde yerleştirin. Kalan pudingle bisküvilerin üzerini kaplayın.

En güzeli akşamdan hazırlayıp, ertesi gün servis yapana dek buzdolabında bekletmek ama 5-6 saat kadar bir zaman dilimi de  yeterli olacaktır. Süre sonunda, uygun büyüklükte bir tabağa ters çevirerek servis yapın. Streç filmi çıkartmayı unutmayın 😉

 

04 Kasım 2013
7.148 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Bu caanım lezzetin anavatanı, adından da anlaşılacağı üzere Arap mutfağı. Şambalı ya da Şambali’de deniyor yöreye göre. Yapılışı ve malzemeleri de yine yöreye göre değişse de, en lezzetlileri  sokakta, seyyar arabalarda, minik dikdörtgen dilimler halinde satılanlar oluyor genelde. Görüntüsü Şam, lezzeti Revani olanına daha sık rastlanıyor maalesef onlarda da ama gerçek lezzetini tutturabilen, gerçek satıcısına ulaşmak biraz sıkıntılı olsa da imkansız değil.

Satıcının hasını aramak yerine en lezzetlisini kendim yaparım derseniz, işte onun üstüne lafım yok. 😉

Malzemeler:

1 su bardağı yoğurt

1,5 su bardağı süt

1 su bardağı şeker

1/2 kg.irmik

4 yemek kaşığı tahin

3 yemek kaşığı pekmez

1 su bardağı ceviz

1 tatlı kaşığı tarçın

1 tatlı kaşığı kakao

1/2 çay bardağı toz fıstık

 

Şerbeti İçin:

4 su bardağı şeker

4 su bardağı su

limon suyu

 

Hazırlanışı:

İlk olarak şeker, su, ve birkaç damla limon karışımını kaynatarak, şerbetini hazırlayın ki; asıl tatlı hazır olana dek tamamen soğumuş olsun.

Karıştırma kabınıza yoğurdu ve sütü koyup çırpın. İrmiği ve şekeri ekleyin, tel çırpıcıyla iyice karıştırın.

Bu tarifteki ölçüler için pişirme kalıbı olarak, büyük yuvarlak Borcam en ideali. 2-3 yemek kaşığı tahinle pişirme kabınızın dibini yağlayın. Hazırladığınız irmikli karışımın yarısını dökün. Üzerini ilk önce tarçınla, sonrasında kakaoyla kaplayın. Cevizleri elinizle iri parçalara bölün, kakaonun üzerine serpiştirin.

Kalan irmikli karışımı, cevizli kısmı bozmamaya dikkat ederek, yemek kaşığı yardımıyla parça parça yayın. Elinizi ıslatın, yüzeyi iyice birleştirin.

İlk olarak kalan tahini, onun üzerine pekmezi yine yemek kaşığı yardımıyla en üste gezdirin. Yüzeyi birleştirmek için de yine ıslattığınız ellerinizi kullanın.

Önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirin. Çıkarttıktan hemen sonra üçgen dilimler halinde kesin ve soğumuş şerbeti üzerine dökün.

Şerbetini iyice çekene ve soğuyana dek bekleyin.

Servis öncesi son adım; dilimlerin her birinin üzerine toz fıstık serpiştirmek, afiyet olsun 😉

 

* Bu tarif biraz farklı gelecek size, bilinen lezzetin çok daha katmerlenmiş hali tam da bu işte, deneyin 😉

20 Ağustos 2013
3.717 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Kaşla göz arasında yapılıverip, aynı hızda tüketilen, acil tatlı krizlerinde, ‘eyvah misafir geliyor!’ durumlarında kurtarıcı, gecenin bir yarısı “pastaaa” diye tutturan ufaklıkları susturmada usta, çocukluk anıları hatırlatıcı, cinsiyet gözetmeksizin hemen her elin en azından bir kez olsun yapımına bulaştığı, pratik, lezzetli, vazgeçilmez ve her seferinde hikmetinden parmak yalatan tat; ne diyeyim, büyüksün! 😀

 

Malzemeler:

1 paket Petit Beurre Klasik

1 paket Petit Beurre Kakaolu

2 paket kakaolu puding

1,5 litre süt

1,5 su bardağı iri kırılmış ceviz

 

bpasta1

Hazırlanışı:

Toz pudingi sütle pişirerek hazırlayın. Ocaktan alın, soğumasına izin vermeden maşa yardımıyla bisküvileri tek tek pudinge batırıp kabınıza dizin. İlk sıra bittiğinde üstünü kapatacak kadar puding yayın ve hiç hızınızı yitirmeden diğer sıraya geçin.

Her kata aynı işlemi tekrarlayın, 1 kat klasik, 1 kat kakaolu bisküvi kullanarak toplamda 4 kat olacak şekilde, bisküviler bitene dek devam edin.

Kalan pudingin tamamını üstüne ve yanlarına yayın, düzeltin. Oda sıcaklığına geldikten sonra cevizle süsleyip, buzdolabında iyice soğuttuktan sonra servis yapın.

* Süsleme kısmında hindistan cevizi, renkli pasta süsleri, fındık, antep fıstığı,kakao, çikolatalı sos gibi farklı seçenekler mevcut 😉

 

17 Temmuz 2013
1.975 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Kemalpaşa nam-ı diğer peynir tatlısı; yüzlerce yıl önce Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinden çıkmış, üstelik de bir yerlerden taşıma, aşırma değil tamamen orada icat edilmiş nefis bir tatlı.

İlk zamanlar küçük süthanelerde üretilirmiş, şimdilerde günde milyon adetlerde üretildiğinden tesisler de büyümüş haliyle. İşin ilginç yanı; yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen üretimin hala sadece bu ilçede olması.

Dev kazanlarda kaynatılan süt, peynire dönüştürülüyor. Bu özel peynir irmik, yumurta ve unla harmanlanıp hamur haline getiriliyor, şekillendirilip fırınlanıyor ve Mustafakemalpaşa sakinlerinin haklı gururları peynir tatlısı, şerbetlenme sonrası tüketime hazır hale getiriliyor.

İlçede günlük üretiliyor ve mutlaka taze tüketiliyor. İçeriğindeki peynir nedeniyle raf ömrü oldukça kısa olduğundan, şanslı ilçe halkı dışında kalan biz şanssızlara ulaşanlar, orjinal lezzetinde kalamıyor maalesef. Yoğun peynir oranı düşürülüyor ve birden fazla kez fırınlanarak kurutuluyor. Durum böyle olunca da, ilçede yediğinizle market rafından aldığınız arasında acayip lezzet farkı oluyor haliyle.

İşte o hazır paketlenmişlerden alıp kullanan şanssızlardanım ben de maalesef. Ama şöyle bir tesellim var en azından kendi kendime ürettiğim; hazır paketle bile kıvamını tutturmak herkesin harcı değildir, ya şerbeti çok çeker gereğinden fazla yumuşar dağılır, ya da hiç çekmez tatsız ve kafa kıracak kıvamda sert kalır. Bu nedenledir ki; herkesin yaptığı bu tatlı yenmez ama benim bugüne dek başarısız olduğum vaki değildir. (züğürt tesellisi dedikleri tam da bu işte 🙂 )

Uzun lafın kısası: “Hazır tatlı işte” şeklindeki basit cümleyi, her an size yedirmeye hazır bir tatlıdan bahsediyorum yani; bilmem anlatabildim mi? 😀

 

Malzemeler:

1 paket kemalpaşa (140 gr.)

1 kg.şeker

1 litre su

limon

1 paket (75 gr.) krem şanti

200 ml.süt

 

Hazırlanışı:

Paketlerin üzerindeki ölçüler ve hazırlama şekli son derece uygun. Buna göre; su ve şekeri içine birkaç damla limon damlatarak kaynatın. Kemalpaşaları içine atın, arada karıştırarak şerbeti iyice içine çekene ve yumuşayana dek (yaklaşık 15-20 dakika) pişirin.

Şuruptan çıkardığınız tatlıları soğuması için bekletirken krem şantiyi hazırlamak için, buzdolabında soğutulmuş sütün içine toz şantiyi boşaltın. Mikserle önce düşük, sonra yüksek devirde yeterli kıvama ulaşana dek çırpın.

Hazırladığınız krem şantiyi herhangi bir sıkma torbasına doldurun. Sıkma torbasının ucunu iyice soğumuş tatlıların ortasına bastırarak içlerini şantiyle doldurun.

Sonrası; nam nam nammmmm 😀

* Kaymak, ceviz, hindistan cevizi gibi eklemelerle farklı sunumlar üretmek mümkün.

27 Haziran 2013
3.129 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Ciciannesi yapmış kızıma, “siz de tadarsınız” dedi ama durum tam tersi oldu; kızım tattı, biz bitirdik 🙂 Sevgili sevgilim aralıksız söylediği “çok güzel olmuş bu yaaa” cümlesini şapırtılarıyla birleştirdikçe, “benim aklıma nasıl olur da gelmez bugüne kadar bunu yapmak?” şeklinde oluşan şaşkınlık evremi üzerimden atıp, görüntüsüne, lezzetine bayıldığımı söylemem gerek.

Ellerine sağlık Nazoşuuum 😉 🙂

 

Malzemeler:

Çikolatalı Mısır Gevreği Topları

Bitter çikolata

 

Hazırlanışı:

Ölçü yok, sınırı siz belirleyin, belirleyebilirseniz tabii 🙂

Çikolatayı benmari usulü eritin. Mısır gevreği toplarını içine atın, karıştırın. Kaşık yardımıyla yağlı kağıt üzerine çıkartın. İstediğiniz gibi şekillendirin. Şekillerini sabitlemek için dolapta bekletin.

Yeterli soğukluğa eriştiğinde dolaptan çıkartmanız gerekecek servis için ya işte en zor kısım bu; iradenize hakim olmanız, en küçük parçayı almanız, mutfaktan olabildiğince uzak bir noktada tüketmeniz ve ikincisini almak için yerinizden kalkmadan bir süre beklemeniz için sizi uyarmak zorundayım.

Şayet o ikinci parçayı da almışsanız, “biri beni durdursun” sürecine gireceksiniz, demedi demeyin 🙂

01 Mayıs 2013
2.039 görüntüleme
Sarı Çerçeve - Hediyelik Çerçeveli Posterler

Arama

Özlem Pehlivan

12 Ocak doğumlu, sevimli bir oğlak burcu kadını...

Okumayı çok seviyor. Günde 50-100 sayfa okumadan rahat edemiyor. Başucunda en az 3-4 kitap var. Okumayı sevdiği kadar yazmayı da seviyor, değer verdiği ve yüzünü güldürebilen herkese sürekli yazıyor...

Facebook Sayfası

Arşiv