Arnavut (Rumeli) Paçası
Arnavut (Rumeli) Paçası

Çıkış yeri belli değil; Rumeli, Arnavut ya da başka başka Balkan ülkeleri tarafından, göç edenlerin getirdiği rivayet ediliyor. Yapılışı, üstüne ya da içine eklenen malzemeler de tüm tariflerde farklı. Sonuç itibariyle; aktarabileceğim tarihi bir hikayesi yok paçanın, bendeki yakın tarihine kaldınız yani el mecbur. 🙂

Anacığımdan (eşimin annesi) öğreneli 5 sene olmuş, ne duymuşluğum ne de görmüşlüğüm vardı daha evvelden. Oğullarını henüz evlendirmediği dönemlerde, her Ramazan’da iftar sofrasında mutlaka olurmuş. Günlük yapar, evinin erlerini onsuz sofraya oturtmaz, sevdicekleri ekmeklerini bandıra bandıra silip süpürürlerken de mutlu mesut izlermiş oturduğu yerden. Hala ne zaman iftarı onun evinde yapsak, keyifle masanın en orta yerine koyar, oğulları için sevgiyle yaptığı paça tabağını.

En başta dediğim gibi başka başka çeşitleri olabilir, sizin bildiğinize uymayabilir, sonuçta bu annemin tarifi ve fotoğraftaki tabak bu yılın ‘anne iftar sofrası’ndan, ellerine sağlık cancağızım 😉

 

Malzemeler:

2 yumurta

4 yemek kaşığı yoğurt

1 yemek kaşığı sirke

3-4 diş sarımsak

2 su bardağı su

4 yemek kaşığı un

1 tatlı kaşığı tuz

 

Sos için:

1 yemek kaşığı tereyağ

1 yemek kaşığı salça

 

Hazırlanışı:

Yumurtaları yoğurtla birlikte çırpın. Sarımsakları ezin. Su hariç tüm malzemeyi karıştırın. Suyu azar azar ilave ederek, kıvamını hafif açana dek bir kaç tur karıştırın.

Kısık ateşte, sürekli karıştırarak boza kıvamına gelene dek pişirin.

Ateşten aldıktan sonra, erittiğiniz tereyağında kavurarak hazırladığınız salçalı sosu üzerine dökün, sıcak servis yapın.

* Su miktarı az gelirse, pişirme esnasında azar azar eklenebilir.

02 Ağustos 2013
10.969 görüntüleme

Benzer Yazılar

Facebook Yorumları

4 Eski Yorum

  1. ‘yediklerine veya hazırladıklarına hatta bundan haberleri olduğuna hiç şahit olmadım. Buna da eminim, bu olsa olsa Osmanlı yemeğidir, çünkü Rumeliler Türklerdir ve sadece Osmanlı yemeklerini hazırlamışlardın, çünkü kökenleri de Osmanlıdır. Bunu Arnavut paçası olarak tariff edene pes, Osmanlı kimlerdi unutanlardandır herhalde… Yemeklerimizi bizimken neden başkalarına emanet ediyoruz diye anlamıyorum. Bu kadar da olmaz yani….

    • sevgili Ayşe, bildiğim tarifleri siteme eklerken, -varsa eğer- tarihleri, nereden geldikleri, orijinal halinin nasıl olması gerektiği gibi bilgileri bir çok kaynaktan ve çok sıkı araştırmalardan sonra yazıyorum. Yıllar yılı Arnavut ya da Rumeli yemeği olarak bilindiği tüm kaynaklarda mevcut, tarih bilgim iyidir ancak uzmanı değilim, hiçbirimizin emin olamayacağı, bugüne dek aktarılanlardan öte yüzde yüz doğru ya da yanlış denemeyecek şeyler için tartışmaya girmeyi de sevmem.
      ancak yemek boyutunu aşıp, tarih ve değerlerimizi unutma, bizim olanı başkasına emanet etme konusunda beni hiç tanımadan yapmış olduğun yorum üzücü. yıkıcı olmak her daim kolayken, yapıcılığı sevdiğimden, yorumun için teşekkür ederim.
      sevgiyle…

  2. Hacer Güvençel

    Elinize ve kaleminize sağlık, hikaye o kadar gerçek ki bilen anlar Bu yemeği biz de ablamın kayınvalidesi sayesinde öğrendik. Kendileri Arnavut’tur ve aynen dediğiniz gibi her iftar taze yapılır, özel tavası bile vardır ve sıcak sıcak sofraya gelir. Kayınvalidesi vefat etti şu an ablam aynı geleneği sürdürüyor. Hatta Rumeli’yle hiç alakası olmayan ben de Hatta bugün de pişirdim. Bizim bildiğimiz biraz farklı ama, içine yumurta da konuluyor ve sizin tarifini Verdiğiniz sos üstüne dökülmüyor da biz o sosun içinde pişiriyoruz paçayı, pişmeye yakın da üstüne incecik dilimlenmiş pastırma, sucuk, haşlanıp didiklenmiş tavuk vs. koyup birkaç dakika da öyle pişiriyoruz. Bu kadar sevgi dolu bir paylaşıma yapılan öfke nefret ve hınç dolu eleştiriyi de açıkçası şaşkınlıkla ve üzüntüyle karşıladım. Sevgiyle kalın.

  3. Hacer’cim çok teşekkür ederim, bilgi paylaşımın ve güzel görüşlerin için. Fikir ayrılıkları olabiliyor normaldir, saygı duyuyorum ama dediğin gibi; üslup sadece üzüyor böyle durumlarda. Olsun, ne yapalım, hayat böyle olumsuzluklarla güzel, iyi şeylerin değerini çabucak unutuveriyoruz ya, hatırlatmaya yardımcı böyle olaylar. 😉
    Sevgiyle…

Sarı Çerçeve - Hediyelik Çerçeveli Posterler

Arama

Özlem Pehlivan

12 Ocak doğumlu, sevimli bir oğlak burcu kadını...

Okumayı çok seviyor. Günde 50-100 sayfa okumadan rahat edemiyor. Başucunda en az 3-4 kitap var. Okumayı sevdiği kadar yazmayı da seviyor, değer verdiği ve yüzünü güldürebilen herkese sürekli yazıyor...

Facebook Sayfası

Arşiv