"2013 Kasım" ayında yazılan yazılar.

yazan Özlem Pehlivan

Beyin salatası çok kolay ve çok lezzetli (yiyebilene) bir meze olmasına rağmen, nedense evlerde pek yapılmaz, genelde dışarıda tüketilir. “Tadını sevenler” tarafı epey çoğunlukta olsa da ben maalesef sevmeyenler tarafındanım orası ayrı. Ama bizim ailenin erkekleri büyük bir hazla yediğinden, annemiz sıkça yapar. Sadece erkeklerimiz değil, ufaklıklar da bayılıyorlar ki; barındırdığı müthiş protein, fosfor v.s. açısından çocuklar için son derece yararlı olduğu söyleniyor.

Sözün kısası; seviyorsanız bayıla bayıla yiyebilir ya da benim gibi ağzınıza sürmeyebilirsiniz ama özellikle çocuklar için düzenli aralıklarla yapılıp yedirilmeli…

 

Malzemeler:

3 koyun beyni

4-5 su bardağı su

1 çay kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı sirke

pulbiber

maydanoz

limon

zeytinyağ

beyin2

 

Hazırlanışı:

Beyin salatası yapımındaki ilk adım için 2 yol izlenebilir:

1- Beyin zarlarının temizlenmesi biraz sıkıntılı bir işlem olduğundan en güzeli ve garantilisi; aldığınız kasaba temizletmek aslında ama “yok, illaki ben kendim yaparım” derseniz; yıkanmış beyinleri buzlu suda 10 dakika kadar bekletip, zedelememeye dikkat ederek zarların tamamını temizleyin. Tuz ve sirke koyduğunuz kaynamış suya yavaşça bırakın ve orta ateşte 10 dakika kadar haşlayın.

2- Yıkanmış beyinleri zarlarını temizlemeden yine tuzlu, sirkeli kaynamış suya bırakın, orta ateşte 20 dakika kadar haşlayın. Büyük ve derin bir kaba buzlu su hazırlayın. Haşladığınız beyinleri süzüp, hemen buzlu suyun içine koyun. Yeterince soğuduklarından emin olduğunuzda dikkatlice zarlarını soyun.

Haşlanmış ve zarlarından tamamen arındırılmış beyinleri servis tabağına alın ve dilimleyin. Damak tadınızla orantılı limon, zeytinyağ, pulbiberle tatlandırın. Son olarak ince doğranmış maydanoz serpin ve servis yapın.

13 Kasım 2013
4.309 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Haaah tam da saati; yanında taze demlenmiş çay, peynir, zeytin, domates, salatalık ve biberle bu saatlerde en nefis gidendir. Evdeyseniz hemen, şu an yapıp 5 çayı faaliyetine yetiştirme şansına sahipsiniz, yok ofisteyseniz benim gibi yutkunmakla idare edeceksiniz 🙁

Hoş, saati de yoktur hani; şimdilik hayaliyle yetineni, iş çıkışı gerçeğine kavuşabilir, niyet önemli. 😉

 

Malzemeler:

Ekmek hamuru

sıvıyağ

çörekotu (isteğe bağlı)

 

Hazırlanışı:

Öncelikle en yakın fırına gidilir, evdeki kişi sayısı ve onların yeme kapasitesi hesaplanır, çıkan rakama göre ekmek hamuru alınır. Bir koşu eve gidilir, ekmek hamuru genişçe bir kaba koyulur, üzeri bez ya da kağıt havluyla kapatılır, azıcık daha mayalanmaya bırakılır.

Bu arada çay demlenir, domatesler, salatalıklar, peynirler şekil şekil kesilir, efenim zeytinler ister sade, ister soslanarak bir tabakta istiflenir. Masa kurulur, hiç eksik kalmayacak şekilde son bir kez gözden geçirilir ki; pişiler kızarır kızarmaz sofraya oturulsun, bitene dek de kalkılmasın, keyifler bozulmasın.

Geniş bir tavaya bolca sıvıyağ dökülür, ocağın altı açılır.

Hamuru elimize alacağımız her seferde elleri yağlamakta kullanmak üzere, minik bir tabağa sıvıyağ dökülür.

Hamurun şekillendirileceği alan (tezgah, tepsi, tabak v.s.) hafif yağlanır. Tüm bunları yapana kadar pofur pofur hale gelmiş olan ekmek hamurundan (küçük tabaktan eller yağlanarak) istenen büyüklükte parçalar kopartılır, yağlı zeminde parmak uçlarıyla şekillendirilir. Ucundan kaldırılır, iyice ısınmış yağa yavaşça bırakılır ve 2 çatal yardımıyla hızlı hızlı (yuvarlaklar çizecek halde) kendi etrafında 3-4 tur döndürülür. Pofidik pofidik olmasının püf noktası işte tam olarak bu kısımdır, kıyağımı unutmayın 😉

pisifoto2

 

Alt kısmı kızardığında ters çevrilir, diğer kısmı da aynı şekilde kızartılır. İlla ki sıcak servis makbuldür.

 

pisifoto3

Ve o koskocaman tepside tepeleme yığılmış pişileri ilk gördüğünde “aaa kim yiyecek bu kadar pişiyi?” göz açıp kapayana dek tüketilmesinden sonra da; “of ne yedik beee!” şeklindeki keyifli pişmanlık söylemleri adettendir 😀

* Yüksek ateş ve bol yağ, olmazsa olmazıdır.

** Kızartma işini hakkıyla yapacak birilerini bulursanız yaşadınız, kaşla göz arasında dağlar kadar hamuru bitirirsiniz, illa ki birilerini kandırmaya bakın. 😉

05 Kasım 2013
2.742 görüntüleme

yazan Özlem Pehlivan

Jöle sevenler için son derece pratik, lezzetli ve hafif bir tatlı jöleli muzlu pasta. Şekli, lezzeti, iç malzemesi tam da ağızlarına layık olduğundan en çok da minik gurmelerin gözdesi. Mıncıklanmaya, parmak parmak yenmeye son derece uygun olması da cabası tabii 🙂

* Jöle sevmeyenlere de üstten jölesini sıyırıp veriverin, gıkları bile çıkmadan yiyecekleri tecrübeyle sabittir 😉

 

Malzemeler:

1 paket muzlu jöle (100 gr.)

4-5 muz

1 paket muzlu puding (125 gr.)

1 litre süt

1 paket kedi dili (150-200 gr.)

 

 

Hazırlanışı:

Muzlu jöleyi 2,5 su bardağı kaynamış suda karıştırarak eritin. Kelepçeli kek kalıbınız varsa işiniz çok kolay, yoksa hiç sorun değil, herhangi bir kalıbın tabanına streç film serin ve erittiğiniz jöleyi içine boşaltın.

5-10 dakika kadar soğumasını bekleyin. Halkalar halinde doğradığınız muzları aralarında boşluk kalmayacak şekilde jölenin üzerine yerleştirin. En az 1 saat buzdolabında bekleterek, jölenin donmasını sağlayın.

Pudingi 3,5 bardak sütle yeterli kıvama gelene dek pişirin.

Muzlu jölenin üzerine, muzların üstünü tamamen kapatacak şekilde pudingin yarısına yakınını yayın.

Kedi dili bisküvileri sütle ıslatarak pudingin üzerine hiç boşluk kalmayacak şekilde yerleştirin. Kalan pudingle bisküvilerin üzerini kaplayın.

En güzeli akşamdan hazırlayıp, ertesi gün servis yapana dek buzdolabında bekletmek ama 5-6 saat kadar bir zaman dilimi de  yeterli olacaktır. Süre sonunda, uygun büyüklükte bir tabağa ters çevirerek servis yapın. Streç filmi çıkartmayı unutmayın 😉

 

04 Kasım 2013
7.716 görüntüleme
Sarı Çerçeve - Hediyelik Çerçeveli Posterler

Arama

Özlem Pehlivan

12 Ocak doğumlu, sevimli bir oğlak burcu kadını...

Okumayı çok seviyor. Günde 50-100 sayfa okumadan rahat edemiyor. Başucunda en az 3-4 kitap var. Okumayı sevdiği kadar yazmayı da seviyor, değer verdiği ve yüzünü güldürebilen herkese sürekli yazıyor...

Facebook Sayfası

Arşiv